blog

DOMUZ GRİBİ NEDİR VE BELİRTİLERİ NELERDİR?

Önceleri Meksika ve Amerika Birleşik Devletleri ile sınırlı olan Domuz Gribi hızla tüm dünyaya yayılmaya başladı. Hızla yayılan ve çok sayıda insanın ölümüne yol açan bu hastalığı iyi tanımak çok önemli

Domuz Gribi nedir?
Domuz gribi A tipi influenza (grip) virüsü ile oluşan ve aslında domuzlar arasında salgın yapan bir hastalık. Aslında insanlara pek bulaşmıyor ama domuz gribi virüsü ile insan gribi virüsünün bir araya gelmesiyle oluşan mutasyon, bu hastalığın insanlar arasında da salgın yapar hale gelmesine yol açabiliyor. Nitekim A/H1N1 tipi virüs, Mart ayı sonundan bu yana Meksika ve ABD’nin güneyinden başlamak üzere insanlar arasında da salgın yapar hale geldi, bu hastalığa bağlı olarak çok sayıda insan hayatını kaybeti.

Hastalığın belirtileri nedir?

Domuz Gribi’nin belirtileri, normal İnsan Gribi ile aynı. Titreme ile başlayan yüksek ateş, ileri derecede halsizlik, boğaz ağrısı, öksürük, şiddetli baş ve vücut ağrısı karakteristik belirtiler arasında. Bazı kişilerde kusma ve ishal de olabiliyor. Hastalık zatürre ve buna bağlı solunum yetmezliği ile hayatı tehdit edebiliyor..

Nasıl Bulaşıyor?
Influenza A (H1N1) virüsün sebep olduğu domuz gribi, mevsimsel insan gribi ile aynı bulaşma yollarına sahip. Hasta kişilerin aksırık ve öksürük ile çevreye saçtığı virüsler, hastalığın hızla yayılmasına yol açıyor. Hasta kişilerin aksırma, öksürme, burun silme gibi eylemler sırasında ellerine bulaşan virüsler, el sıkışma, kapı kolu, elektrik düğmesi gibi herkesin kullandığı nesnelere temas ile de sağlam kişilerin ellerine ve daha sonra ağız burun ya da göze temasla vücuda girerek hastalığın başlamasına yol açıyor.

Ne kadar süreyle hastalık bulaştırılabiliyor ?
Virüs bulaşmış kişiler, henüz hastalık belirtileri göstermeden 1 gün öncesinden ve hastalandıktan itibaren de 7 gün süreyle bulaştırabiliyor. Bu nedenle henüz sağlıklı gözüken kişilerden bile hastalık bulaşabileceğini unutmamak gerek.

Nasıl korunurum?
En önemli korunma sık sık el yıkamaktır. Hasta olduğu bilinen kişilerden uzak durmak da önemli. Kapalı, havasız ve çok kişinin bulunduğu ortamlar bu açıdan riskli. Hastalığın salgın yaptığı hallerde maske ile ağız ve burunun kapatılması da yararlı olabiliyor. Ayrıca genel sağlık kurallarına dikkat ederek, yeterli uyumak, aşırı yorgunluklardan kaçınmak, temiz havada hafif sporlar yapmak, bol sıvı almak, taze sebze ve meyve yemek de etkili önlemler arasında.

İlacı var mı?
Evet. Kuş gribi salgınında da gündeme gelen oseltamivir ve zanamivir etken maddeli antiviral ilaçlar hastalığın başlangıcında kullanıldığında tedavi edebildiği gibi, bulaşma halinde koruyucu olarak da kullanılabiliyor. Bu ilaçlar virüslerin bünyede çoğalmalarını önleyerek çare oldukları için, hastalığın ilk 2 günü içinde kullanıldıklarında etki gösterebiliyor.

Çocuklar daha çok bulaştırabiliyor?

Hasta kişiler 7 gün süreyle virüs bulaştırabiliyorlar. Ancak çocuklar, özellikle küçük çocukların bünyesinde virüs çok daha uzun yaşayabiliyor. Bu süre iki haftaya kadar uzayabiliyor. Çocuklar oyun sırasında ya da okullarda hastalığı birbirlerine çok daha kolay bulaştırabiliyor.

Domuz eti yemenin bulaşmada bir etkisi var mı? Virüs gıdalarla bulaşmıyor. Domuz eti yemenin bulaşmada bir etkisi yok. Ayrıca, domuz eti yemiyor olmak da bu olayda koruyucu bir avantaj yaratmıyor.

Virüsler vücut dışında yaşayabiliyor mu?
Virüslerin vücut dışında da iki saat civarında canlı kalabildikleri biliniyor. Aksırma ya da öksürme sırasında saçılan virüslerin doğrudan bulaşmasıyla ya da hasta kişilerin elleri aracılığıyla masa, telefon ahizesi, kapı kolu, elektrik düğmesi gibi herkesin dokunabildiği yüzeylere bulaşan virüsler burada 2 saat civarında canlı kalabiliyorlar. Bu yüzeylere temas ettikten sonra ellerimizi yıkamadan, ağız, burun ya da gözümüze değersek virüsü bulaştırabiliriz. Elleri bol sabunla ve tercihen sıcak su ile 15-20 saniyeden az olmayacak süre yıkamak, eğer yıkama olanağı yoksa kolonya gibi alkollü bir madde ya da eczanelerde satılan el dezenfektanları ile dezenfekte etmek gerekmektedir.

Hastaysanız bulaştırmamak için ne yapmalısınız?
Hasta kişilerin başkalarıyla teması önlenmeli. Öğrencilerin okula, çalışanların işe gitmemesi önerilir. Aksırma ya da öksürme sırasında ağız ve burunu mendille kapamak ve mendili çöpe atmak, eğer mendil bulamıyorsanız elinizle kapamak ama ardından elleri sabunla yıkamak gerek. İyice iyileşinceye kadar başkalarıyla öpüşmeyin ve el sıkmayın. Hastalığı hafife almayın, sizde hafif geçen bir hastalık bir başkasının hayatını riske sokabilir.

Hastalık başladıysa…

Çevrenizde domuz gribi hastaları varsa ve siz de yüksek ateş, baş ve vücut ağrısı, boğaz ağrısı, burun akıntısı, bulantı ishal gibi grip belirtileri gösteriyorsanız, hemen bir doktora başvurun, grip araştırması ve gerekirse tedavisine başlayacaklardır.

Eğer hastalık belirtileri varsa, başkalarıyla temastan olabildiğince uzak durun ve mümkün olduğu kadar istirahat edin

Eğer aşağıdaki belirtiler başlarsa, hemen acil servise başvurun;

Çocuklardaki acil belirtiler:

Nefes darlığı ya da çok hızlı nefes.

Morarma

Yeterli sıvı alamama

Uyandırılamama, ya da aşırı dalgınlık

Aşırı hırçınlık

Döküntüyle birlikte aşırı ateş

İyileşti derken ateşin tekrar çok yükselmesi

Erişkinlerdeki acil belirtiler

Nefes darlığı veya nefes yetmezliği

Göğüs ya da karında ağrı ya da basınç hissi

Şuur bulanıklığı

Aşırı ve devam eden kusma

Domuz gribi salgını ne kadar tehlikeli?
İnsanlık tarihinin en yoğun ölüme sebep olan hastalığı olarak bilinen İspanyol Gribi salgını kadar tehlikeli gözükmüyor. Ancak buna rağmen hastalığa yakalananlarla ölenlerin oranları %10 civarında. Bu salgın Kuş Gribi hastalığından daha önemli. Çünkü Kuş Gribi, kanatlılardan insanlara bulaşıyor. Bu nedenle tehlike daha az. Oysa Domuz Gribi, insandan insana bulaşabilir bir özellik taşıyor. Grip çok kolay bulaşan bir hastalık. Virüs bulaşmış olmasına rağmen henüz hasa olmayanlar da hastalığı bulaştırabildiği için kolayca salgın yapabiliyor.

Türkiye’de durum ne?

Bu yazının yazıldığı ana kadar Türkiye’den bildirilmiş vaka yok. Ancak Avrupa ve Ortadoğu’da vakalar görüldüğüne göre, Türkiye’nin de geçiş bölgesi olması nedeniyle vakaların görülmemesi için bir neden yok. Bu nedenle yoğun önlem almakta gecikmemek gerek.